Leke, normalde cilt rengini veren melanin isimli pigmentin vücudun belirli bölgelerinde cilt altında düzensiz kümelenmesi ile meydana gelir. Melanin pigmenti birikimine bağlı leke;

  • Gebelik döneminde kloazma dediğimiz yüzde gebelik maskesi olarak,
  • Yaşın ilerlemesine bağlı olarak el sırtı, göğüs, boyun ve yüzde yaşlılık lekesi olarak,
  • Güneş yanıkları sonrası yüz ve dekolte cildinde güneş lekeleri tarzında,
  • Deodorant ve parfüm uygulamaları sonrası koltuk altı, boyun gibi alanlarda,
  • Lazer yada ağda uygulanması sonrası kimyasallarla ve güneşle kontrolsüz temas sonrası,
  • Dövme sildirmede yanlış uygulamalar sonrası,
  • Bazı sistemik hastalıklarda (böbrek ve diyabet vb.) ciltte bölge bölge renk değişikliği biçiminde meydana gelebilir.

Leke Tedavisi

Lekeler, cildin hassas olduğu, güneş ve kimyasal maddelerle en fazla temas eden bölgeleri başta olmak üzere bazı hastalıklar ve yaşın ilerlemesi ile vücudun her bölgesinde görülebilir.
Eller güneş ve kimyasallarla teması nedeniyle, yüz ve boyun cildi ise güneşle olan temas fazlalığından dolayı lekenin en fazla görüldüğü cilt bölgeleridir.

Leke Oluşumunu Önlemek İçin Neler Yapılmalıdır?

Leke tedavisinde öncelik her zaman leke oluşumunun önlenmesine yönelik yapılmalıdır. Leke özellikle güneş ve kimyasal kullanıcılarla meydana geldiği için alınabilecek önlemler şöyle sınıflandırılabilir;
Çocukluk döneminden başlayarak, her yaş güneşten uygun koruma faktörlü güneş koruyucularla korunmalı. Güneş koruyucu sadece plajda kullanılan bir ürün değildir, karlı havada dahi gerekli olursa kullanımı gereklidir.
Güneş ve solaryumla bronzlaşmaya çalışırken ciltte kontrolsüz olarak yanıklar yapılmamalıdır.
Kozmetik ürün olarak kullanılan; alkollü ıslak mendiller, deodorantlar, tüy sarartıcı kremler, bronzlaştırıcı kremler gibi ürünlerin hatalı kullanımları, özellikle güneşle temas etmeleri ciltte lekelenmeler yapar. Bu tür ürünlerin kullanımında dikkatli davranılmalıdır.
Özellikle yüz, koltuk altı, kasık bölgesi gibi cildi ince bölgelere uygulanan ağda, lazer epilasyon, cilt bakımı, peeling işlemleri ve lazerle cilt yenileme gibi işlemlerden sonra cildin güneşten, kimyasal ve mekanik travmalardan (kozmetik ürün uygulanması veya peeling, masaj uygulama vb) özenle korunması gerekir.
Akne izlerine gelişi güzel uygulanan tedaviler ileride leke sebebidir.
Hamilelik döneminde meydana gelen yüzdeki gebelik lekesi; hormonal durumdaki değişiklerin güneşle etkileşimi sonrası olduğu için bu dönemde özellikle güneşten dikkatle korunmalıdır.
Cilt nemlendirilmesi her yaş ve her mevsim doğru olarak yapılmalıdır. Cildin hassas bölgeleri olan yüz, dekolte ve el cildine belirli aralıklarla yapılan bakımlar, hem lekelenmeleri hem de o bölgelerin hızla yıpranmasını durduracaktır.
Lekelerin oluş sebeplerine göre tedavi planları belirlenmeli ve leke tedavisinin uzun sürebileceği ve sabırlı davranmak gerektiği unutulmamalıdır.

Leke tedavisinin aşamaları nelerdir?

  1. Lekenin meydana geliş sebebi araştırılıp, etken bulunarak cildin o sebepten arındırılması gerekir. Eğer buna dikkat edilmezse var olan leke tedavi edilse de tekrar oluşabileceği unutulmamalıdır.
  2. Ciltte oluşan akut denilen yeni başlamış olan hastalık belirtileri varsa (yanık, kızarıklık, kaşıntı, pullanma vb) bu şikayetler tedavi edilmelidir.
  3. Lekenin durumuna göre bir tedavi yöntemi belirlenip sabırla tedavisi yapılmalıdır.
  4. Leke tedavisi sonrası gerekli bakımın ve korumanın yapılması gerekmektedir.

Leke Tedavisinin hangi yöntemler kullanılır?

Leke tedavisinde bir çok farklı uygulama kullanılabilmektedir. Bunlardan bazıları;

  • Fraksiyonel Lazer
  • P.R.P Sistem
  • Altın İğne (Mikro iğneli fraksiyonel radyofrekans)
  • Enzimatik Peeling

Lekeler özellikle güneşle ilgili olduğu için; leke tedavisinde ideal mevsimler güneşin olmadığı sonbahar ve kış mevsimidir. Kışın başlayan leke tedavisinin ilkbaharda tamamlanması ve yazın dikkatli olarak güneşten korunma devam etmek önerilmektedir.

Lekede PRP Sistemi

Ciltteki leke problemlerinde PRP sistemi tek başına kullanılabilse de lekeye sebep olan melanin pigmentini hedef alan lazer, peeling veya dermokozmetik ürünlerle birlikte kombine olarak da kullanılabilir.

PRP tedavisinde birçok mikro iğnelerden oluşan roller ile ciltte oluşturulan tahribat sonrası uygulanan Plazma ile ciltte bir yenilenme süreci oluşturulması hedeflenir. Dokularımızda herhangi bir hasar olduğunda plateletler aracılığıyla onarım süreci başlar. PRP uygulamasında, hedef bölgeye kan dolaşımıyla taşınabilenden çok daha fazla sayıda platelet ve içeriğinde bulunan büyüme faktörlerin ulaştırılarak, melanin pigmentlerinde oluşan tahribat ve ciltte yenilenen hücreler ile lekelerde azalma sağlamak amaçlanır.

Leke amaçlı yapılan PRP tek başına uygulanıyorsa 15 gün aralıklarla 3-5 seans uygulanabilir. Eğer diğer leke tedavi yöntemleri ile kombine uygulanacak ise cildin ve lekenin durumuna göre doktorunuz tarafından bir program ve süre dahilinde uygulanır.

Lekede Fraksiyonel Lazer

Hangi sebeple meydana gelmiş olursa olsun ciltte oluşmuş leke de cilt hücrelerinde melanin pigmenti artışı söz konusu olduğu öncelikle bilinmelidir. Oluşan lekenin tedavisine yardımcı olmak için cilt hücrelerinde birikmiş melanin pigmentini azaltmak veya yok etmek gerekmektedir.

Fraksiyonel Lazerler ile fraksiyonel yani bal peteği görünümünde hasarlı ve hasarsız noktasal alanlar oluşturur. Böylelikle hasarlandırılan veya yakılarak yok edilen cilt hücreleri ile burada bulunan melanin pigmentleri de yakılmış olur. Hasarlanan noktanın hemen yanındaki sağlam hücrelerin hasarlı yeri tamir etmek üzere aktifleşmesi ile yeni deri hücresi oluşumuna yardımcı olunur.

Seans aralıkları ayda bir olmak üzere yapılır. Böylelikle hasarlı yerin tamiri sağlanıp melanin pigmenti ihtiva etmeyen yeni cilt hücrelerinin oluşumu hedeflenir. Yapılacak yeni bir seans ile bir önceki işlem ile hasarlandırılmamış deri ve buralarda bulunan melanin pigmentleri hedef alınmış olur.

Lekenin yoğunluğu, derinliğine göre tedavi seçenekleri değişiklik göstermekle birlikte ayda bir kez yapılacak seanslarla 2-4 seans arası uygulama yapılabilir.

Mikro İğneli Fraksiyonel Radyofrekans (Altın İğne)

Leke; "Ultraviyole ışığa karşı hassaslaşmış cildin kendini ve cilt altı organları korumak için oluşturduğu SAVUNMA mekanizmasıdır". Hangi sebeple olursa olsun UVA ve UVB ışınlarına karşı hassaslaşmış cilt ışığa maruz kaldığında, cilt rengini oluşturan Melanosit adı verilen hücreleri uyarır. Bu uyarılma sonrasında Melanositlerin cilt içine yayılmış ve kendisi ile bağlantılı uzantılarında Melanin adı verilen pigmentler üretilir. Melanin pigmentleri hassaslaşmış cilt noktalarında kümeleşir ve böylece ultraviyole ışığın cilt ve cilt altı organlara zarar vermeyeceği bir bariyer oluşturulur. Biz de bunları leke olarak görürüz.

Altın iğne; Deri yüzeyinde oluşmuş Melanin pigmentini ile beraber deri içinde Biriken Melanosit hücrelerini tahrip ederek yeni deri hücresi oluşumunu sağlamak amacıyla kullanılır. Böylece gittikçe artan Melanosit hücrelerini hasarlandırarak ileriye yönelik daha fazla leke oluşumunun önüne geçilmesi hedeflenir.

Yaz Güneşi ile Yıpranmış Cilt İçin Altın İğne

Fraksiyonel Altın İğneli Radyofrekans; ucunda kişiye özel kullanılan 25 tane altın iğnenin bulunduğu ve bunlara radyofrekans enerjisi veren bir cihazdır. Leke problemi olan cilt bölgesine uygulandığında iğne darbeleri ve radyofrekans enerjisi sayesinde oluşan ısı etkisiyle melanosit hücrelerinin melanin pigmenti üreten uzantıları hasar görür. Böylece melanin pigmenti üretimi verilebilen hasar derecesinde durur. Aynı zamanda oluşan ısı etkisiyle işlem yapılan bölgede metabolik aktivasyonu artırmak ve hasarlı cilt kendini onarırken leke görüntüsünü veren kümelenmiş melanin pigmentlerinini dışarı atılması hedeflenir.

Altın İğne işlemi lokal anestezik bir kremle cilt uyuşturularak başlar. Tüm bir yüze işlemin uygulanması yaklaşık 45 dakika sürer. Eğer ihtiyaç duyulursa bu işlem bir ay sonra tekrarlanır.

Leke tedavisinden sonra tekrar oluşumların önlenmesinin önemi unutulmamalıdır. Bu amaçla bu tedavi sonrası kullanılan krem, leke oluşum mekanizmasında engelleyici olarak rol almaktadır. Leke tedavisi süresince sabah akşam kullanıldıktan sonra geceleri günde tek bir kez kullanılması önerilir.