Ozon tedavisinin en önemli etkisi kan dolaşımını düzenlemesidir. Kanımızda oksijeni taşıyan kırmızı kan hücrelerinin oksijen taşıma kapasitesini ve dokulara oksijen sunumunu artırarak dokuların iyileşmesine yardımcı olur.

Bağışıklık sistemimizi aktive ederek vücudumuzun enfeksiyonlara karşı direncini artırmaya yardımcı olarak, antioksidan kapasiteyi artırarak ve serbest radikal oluşumunu önleyerek yaşlanmayı geciktirir.

Hormon ve enzim sistemini uyararak vücutta bir denge sağlar, vücudumuzdaki toksik maddelerin atılmasına yardımcı olur.

Ozon Terapi

Düşük miktarlarda uygulanan ozon vücudun kendi antioksidanlarını ve serbest radikalleri yok eden enzimleri aktive eder. Günümüzde yaşlanmayı azaltmak üzere birçok antioksidan kullanılmaktadır, ozon bu uygulamalardan biridir.

Medikal ozon, özellikle bağışıklık sisteminin zayıf olduğu veya bozuk olduğu hastalara düşük dozlarda uygulandığında faydalı sonuçlar alınabilir.

Hastalıkların tedavisinde ozon tedavisi diğer tedavilerle birlikte uygulanır, tamamlayıcı ve destekleyici tedavi grubuna girer.

Ozon tedavisi uygulama biçimleri tamamen standardize edilmiş, uluslararası kurallara göre uygulandığında etkili sonuçlar doğurabilir.

OZON tedavisini anlamak için öncelikle şunu bilmek gerekir. Vücutta beyinden kaslara, deriden iç organlara kadar tüm organların beslenmesini kan damarları yoluyla kan ve kanın taşıdığı oksijen sağlar. Yani bir organa kan, dolayısıyla oksijen ne kadar fazla gidiyorsa, o organ daha iyi çalışıyor demektir. Ozon tedavisinin temelinde bu felsefe yatar. 

Ozon tedavisi ile organlara ve dokulara ulaşan oksiyen oranını artırarak kılcal damarların genişlemesini ve oksijen eksikliğinin giderilmesi hedeflenir.

OZON kullanılarak yapılan tedavilere ozonterapi, OZON tedavisi yapan doktorlara ozonterapist denir.

OZON tedavisini "kanın yıkanması" veya "kanın temizlemesi" olarak en güzel Almanlar tarif etmiştir. Bu anlamda da OZON tedavisi vücudun taşıdığı toksik kimyasal maddelerden arındırılmasında yardımcı bir tedavi yöntemidir.

.