Dr. Mevlüt Dağ

ANTİAGİNG UYGULAMALAR

Her şey hücre düzeyinde başlar. Oluşur, yıpranır, yaşlanır ve ölür. Cilt hücreleri de tabi ki bu döngünün içerisindedir. Yaşlanma denilen süreçte cildin ana hücreleri olan Kollajen ve Elastin hücreleri de bu durumu yaşar. Bu durumu hızlandıran sebepler de mevcuttur. Ciltte bulunan ana elementlerin azalması, oksidan maddelerin birikmesi, beslenme yanlışlıklarI v.b.

Antiaging, tek cümle ile özetlenecek olsa ‘‘ Bulunulan kronolojik yaşa göre daha sağlıklı bir cilde sahip olmak ve daha iyi görünmektir’’denilebilir.  Yaşlanmaya karşı mücadele etmek de denebilir.

Antiaging amaçlı bir çok yöntem mevcut. Genellikle hangi yöntemin en iyisi olduğu hep sorulur. Bu kadar cihaz, ürün ve yöntemin varlığı farklı cilt yapısı ve problemleri içindir. Birbirine  üstün olmak için değil. Burada önemli olan İyi bir muayene sonucu probleme göre hangi yöntemlerin kullanılmasının kişiye faydalı olacağını tespitidir. Tabi ki bu söylenenler Sağlık Bakanlığı kurullarınca onaylanmış cihaz ve ürünler içindir.

Antiaging uygulamalar 3 amaç doğrultusunda yapılır:

1.Cilt problemleri oluşmadan iyilik halini sağlamak.

Erken yaşlardan itibaren cilde önem vermeye başlamak ta diyebiliriz. Cilt temizliğini sağlamak, Ultraviyole ışıklardan korunmak, beslenmeye önem vermek, ihtiyaç duydukça Medikal estetik uygulamalar ile cilde destek vermek…gibi

2.Var olan problemleri ortadan kaldırmak ve cildi rehabilite etmek.

Yaşımıza göre daha fazla yıpranmış ve hasarlanmış bir cildimiz var ise, var olan problemleri ortadan kaldırmak ve eksiklerini tamamlamak gerekir. Burada ilk adım Medikal Estetik ile ilgilenen bir hekime başvurmak ve cilt için gerekenlerin bir program dahilinde yapılmasını sağlamaktır.

3.Sürekliliği sağlamak.

 Cilde yapılan işlemlerin dayanıklık süreleri en çok sorulan kısımdır. Bu süreler; bulunduğumuz yaş, cilt yapısı, yaşam şeklimiz ve çevresel faktörlere göre çok değişmektedir.

Cilde yapılan bir işlemin etki süresinin Cildin yaşlanma hızına da bağlı olduğunu unutmamak gerekir.

Yaşımızın iyisi olmak için, hücre ölümünü hızlandıran ve yenilenmesini engelleyen faktörlerinde öncelikle ortadan kaldırılması gerektiği unutulmamalıdır.

Sürekli bir iyilik hali için;

  • Beslenme sağlıklı bir duruma getirilmeli
  • Ciltte biriken oksidan maddeler uzaklaştırılmalı
  • Ciltte zamanla eksilen ana maddelerin telafisi yapılmalı
  • Belirli aralıklarla antiaging uygulamalar yapılmalıdır.

 

ANTİAGİNG UYGULAMALAR

 

Genel olarak Antiaging uygulamalara bakacak olursak;

1. CİLT BAKIMI ve ÜRÜNLERİNİN KULLANIMI

Hücresel düzeyde oluşan atık maddelerin temizlenmesini sağlamak, beslenmesini sağlamak ve azalan elementleri takviye etmek amacıyla; bakım ürünleri kullanmak ve cildin durumuna göre belirli periyotlarla Medikal Cilt Bakımları yapmak gerekir.

 

2.BOTiLiNUM TOKSİN UYGULAMASI

Botilinum Toksin, Clostridium botulinum adlı bakteriden elde edilir. Botulinum toksini, sinir uçlarından salınan mediatörleri engelleyip, sinir iletimini geçici olarak durdurarak etkisini gösterir. Sinir iletiminin kesilmesi, sinirin aktive ettiği kasın hareketinde azalma ya da tamamen kaybolması gibi etkiler gösterir.

Gülme, kızma, şaşırma, gözleri kısma gibi mimik hareketleri sonrası ciltte dinamik çizgilenmeler oluşur. Yıllar içinde bu mimik hareketlerin tekrarlanması sonucu ciltte oluşan dinamik çizgilenmeler kalıcı hale gelir ve bu alanlarda kalıcı kırışıklıklar ortaya çıkar. Kırışıklıklar en sık alın, kaş arası, göz dış kenarları ve ağız çevresindeki gülme çizgilerinde görülür.

Mimiklerini kullanma alışkanlığı, mesleği, güneşe maruziyet süresi, yüz cilt-kas yapısı, yaş ve cinsiyeti göre kırışıklıklar kişiye bağlı olarak değişik derecelerde olur.

Göz dış kenarlarındaki ve alındaki çizgiler kişiyi daha yaşlı bir görünüm, kaş arasındaki çizgiler ise kişiyi kızgın bir ifade görünümü verir. Yüz mimik kaslarına Botilinum Toksin uygulanarak bu kasların hareketleri azaltılır ve dolayısıyla kas üstündeki cildin kas hareketlerine bağlı kırışması da azaltılır. Bu sayede hem yaşlı ve kızgın olarak görünen yüz ifadesinde de belirgin bir düzelme hem de yeni kırışıklıkların oluşması içinde koruyucu bir etki sağlamış olur.

 

3.DERMAL ENJEKSİYON

Dermal Dolgu malzemeleri deri altına kırışıklık, sarkma, çökme, izleri gidermek ve şekil vermek için enjekte edilen , sorunlu olan ve eksiklikleri olan bölgeleri işlevsel hale getirmek için kullanılan biyo uyumlu cilde enjekte edilebilen jel ürünlerdir.

Yıllar içerisinde deri katmanlarında yağ dokusu, kollajen ve elastik liflerde azalmalar olur. Özellikle göz altı bölgesi, dudaklar, çene bölgesi, burun, nazolabial bölge, alın bölgesinde kırışmalar ve sarkmalar ortaya çıkar. Yüzün orta ve alt kısımlarında sarkma ve kırışıklıklarda dolgu enjeksiyonu başarıyla kullanılabilir. Mutlaka bu konuda tecrübe edinmiş bir doktor tarafından uygulanması gerekir. Çünkü dolgu maddesinin hangi noktaya ne dozda enjekte edileceğini ancak tecrübe kazanmış bir doktor hakim olabilir.

 

4. PEELİNG

Gözenekle birlikte leke ve ciltte kabalaşma gibi problemler mevcutsa,ayrıca zamanla oluşan cilt üstü ölü dokuların kaldırılması isteniyorsa uygulanabilecek yöntemlerden biridir.

Her şeyden önce iyi bir muayene şarttır. Sadece bu yöntemlerin bilinmesi ve uygulanması söz konusu olamaz. Aktif iltihabi bir durum olup olmadığı, önceden kullanılması gereken bir ilacın olup olmadığı tespit edilmelidir. Aksi takdirde bazı dokunulmaması gereken durumlarda işlemler yapılırsa istenmeyen daha kötü sonuçlarla karşılaşılabilir.

 

 

5. PLAZMA

Vücudumuzda herhangi bir hasar oluştuğunda o bölgeye ilk giden ve hücresel tamir mekanizmasını başlatan kanımızdaki trombositlerdir. Plazma uygulamaları vücudun iyileştirme mekanizmasını taklit eden bir tekniktir.

Özel kitler aracılığı ile kandaki trombositlerin sayısı artırılıp ayrıştırılır. Dermaroller, dermapen, iğne gibi birçok yöntemle ciltte kontrollü hasarlar oluşturulurken hazırlanan Plazma cilde verilir.

Yeni hücre aktivasyonu ile Cildin Elastikiyeti tekrar kazanılabilir.

 

ANTİAGİNG UYGULAMALAR

6. MİKRO İĞNELİ FRAKSİYONEL RADYOFREKANS (ALTIN İĞNE)

Bütün cilt yenileme sistemlerinde mekanizma ; ciltte tahribat oluşturulması ve vücudun bu tahribata kendini iyileştirme mekanizmalarını aktifleştirme esasına dayanır.

Altın iğne, tahribat- iyileştirme mekanizmasının etkin bir şekilde çalışmasını sağlayabilen bir sistemdir. Ucunda 25 yada 64 adet Altın iğne bulunur. İğne ucunda ve iğne hattı boyunca cilde temas ettikten sonra Radyofrekans enerjisi verir. Cilt kalınlığı ve problemine göre belirli derinlik ve enerji ayarlamalarından sonra tüm cilt yada problemli bölgeye işlem yapılır. Tüm yüze işlem yapıldığı düşünülürse ortalama olarak 15.000 noktada tahribat oluşturulur ve Radyofrekans ile cilt uyarılır. Bu 15.000 noktada Fibroblast aktivasyonu denilen hücre yenilenme işlemini başlatır.

Altın İğne uygulamasıyla aktifleştirilen hücre yapımı ile yeni oluşan hücreler sayesinde Elastikiyet kaybı azaltılabilir.

 

7. KARBONDİOKSİT FRAKSİYONEL LAZER

Lazer enerjisi ile ciltte istenilen derinlik ve şiddette mikro kolonlar oluşturulması esasına dayanır. Uygulama yapılan alanda binlerce noktasal tahribat yaparak hasarlı hücreleri kontrollü yok eder İyileştirme mekanizmaları devreye girer. Böylece yeni hücre oluşumu ile Elastikiyette iyileşme sağlanabilir.

 

8. KARBON PEELİNG

Karbon Peeling, saniyenin milyonda bir süresinde atış özelliğine sahip lazerlerle karbon maskesinin birlikte kullanımı ile yapılan bir cilt gençleştirme tedavisidir.

Lazer enerjisi ve karbon maske buluşması, ani bir ısınmayla cilt üst ölü tabakayı karbonla birlikte buharlaştırarak kaldırmaya yardımcı olur. Bununla beraber, lazerin hücre yenilenmesini sağlayan foto aktivasyon etkisinden de faydalanılır. Bu, ciltte kollajen üretiminin tetiklenmesini sağlayarak elastikiyetinin gelişimine katkı sağlar.

Foto aktivasyon etkisi ile elastikiyet kaybında azalma sağlar.

 

9. FOCUS ULTRASOUND (ultherapy)

Ameliyatsız bir cilt sıkılaştırma yöntemi olan Focus Utrason yani Ulterapi ile zamanın ve yerçekiminin ciltte yarattığı gevşeme ve sarkmaların tedavisi amaçlanır. Ulterapi ile cildin 1,5-3-4,5 mm derinliklerinde ses dalgalarının odaklanması sağlanır. Cilt altına gönderdiği dalgalar ile ciltte ısı hasarları yaratarak cilt altı bağ dokusunun güçlenmesine yardımcı olur.

 

10.PLAZMA ENERJİSİ UYGULAMALARI

PlAZMA ENERJİSİ SİSTEMLERİ, çeşitli cilt lezyonlarının tedavisi, ameliyatsız doku sıkılaşması, derin çizgi ve kırışıklıkların azaltılması için kullanılan cihazlardır. Plazma aslında maddenin dördüncü halidir.

Uygulandığı bölgede ortamda gaz halinde bulunan azot ve su buharını yüksek enerji ile plazma haline dönüştürerek etki eder. Uygulama alanı dışında çevre dokulara zarar verici ısı aktarımı olmadan uygulama bölgesine küçük bir elektrik ark oluşturulur. Ciltte etki ettiği alanda bir enerji aktarımı olur.Farklı başlıklar sayesinde cilt yüzeyinde herhangi bir hasar yapmadan plazma enerjisinin cilt katmanlarına etki etmesini de sağlar, yada cilt en üst katmanında bir buharlaşmada sağlayabilir.

Böylece;

Üst-alt göz kapağı kırışıklık ve elastikiyet sorunları, Göz çevresi kaz ayakları kırışıklıkları, Dudak üstünde oluşan çizgi ve kırışıklıklar, Kulak önü kırışıklıkları, Akne problemleri, Ciltten kabarık lezyonların tedavisi, Seboroik keratoz gibi Cilt lekeleri, Siğil-et benleri, Yara veya ameliyat kesi izi, Yağ kistleri gibi problemlerin ortadan kaldırılması için kullanılabilir.

 

ANTİAGİNG UYGULAMALAR

 

11. İP UYGULAMALARI

İP ASKISI İLE YÜZ GERME

Yüzdeki sarkmaların giderilmesi, yerçekimine karşı direnç oluşturulması, ciltte elastikiyet artışı ve yüzde volüm kayıplarının telafi edilmesi amacıyla estetik yüz ameliyatı düşünülmeyen durumlarda kullanılabilen cerrahi olmayan bir yöntemdir.

Bu amaçla farklı ip materyalleri kullanılabilir:

 

1. PDO ip (Polidioksan – İp Askı )

Çeşidine göre 30 gün ve 8 ay da cilt altında eriyen , bu süreçte kollajen aktivasyonunu tetikleyen iplerdir.Daha ince ve kısa ipler daha çoklu bir şekilde cilt içine iğne yardımı ile bırakılır. Cilt kalitesini artırmayı hedefler.Daha kalın, uzun ve kendi üzerinde farklı yapılarda çentiksi çıkıntıları olan PDO iplerde yüzdeki sarkma problemlerinde kullanılabilir.

 

2. Silikon ip (Fransız Askısı)

Silikon materyalinden üretilmiş , dokuda erimeyen, üzerindeki çıkıntılı yapılar aracılığı ile ciltte tutunma sağlayan iplerdir. Cilt de kollajen aktivasyonu sağlamaz. Hafif sarkmalarda lifting sağlayabilmek için kullanılabilen iplerdir.

 

Özetle;

Elastikiyet Kaybı, yağ yastıkları erimesi ya da sarkma… Hangi sebepten olduysa ya da hangi problem varsa öncelikle yüz iyi değerlendirilmeli ve cilt yapısına uygun yöntem seçilmelidir. Belirli bir planlama dahilinde tedaviler uygulanmalı ve iyilik halinin devamlılığı için  hekim ile birlikte belirlenecek periyotlarda uygulamalar yapmak üzere Kişisel takvimler oluşturulmalıdır.

 

ANTİAGİNG UYGULAMALAR