Medikal estetik, sadece yüzü güzelleştirmek için yapılan birkaç enjeksiyon ya da cihaz uygulaması değildir. Her insanın cilt yapısı, yaşı, yaşam tarzı ve beklentileri birbirinden farklıdır. Bu yüzden güzellik yolculuğunun ilk adımı her zaman doğru bir muayene olmalıdır. Çünkü muayene, sadece dışarıdan bakıp “şuraya botoks, buraya dolgu” demek değildir; kişinin hikâyesini dinlemektir, yüzünü anlamaktır, cildin ihtiyaçlarını görmektir.

Ancak günümüzde işin rengi biraz değişti. Bazı kliniklerde değil işletmelerde(!) daha hasta doktorun yanına oturmadan, satış temsilcileri ya da ikna kabiliyeti yüksek kişiler devreye giriyor. “Size botoks çok yakışır, yanında dolgu paketimiz var, lazeri de ekleyelim” gibi cümleler, sağlık hizmetinden çok ticari bir sunum gibi oluyor. Elbette bu işin bir maddi boyutu vardır, elbette para alışverişi olacaktır; ama bir sağlık hizmetinin önceliği asla satış olmamalıdır. Eğer bir yerde muayene yapılmadan, kişiye özel değerlendirme olmadan işlem satılıyorsa, burası artık bir sağlık kuruluşundan çok işini düzgün yapmayan ticari bir işletmeye dönüşmüş demektir. Benim görüşüm çok net: Böyle bir tabloyla karşılaşıyorsanız, oradan uzaklaşın!
Doğru olan, önce muayene ile kişinin durumunu anlamaktır. Muayene sonrasında da kişiye özel bir plan yapılır. Ama burada da altını çizmek gerekir: Bu plan, sabit ve değişmez bir liste değildir. Cildin verdiği cevaba göre plan değişebilir. Örneğin; üç seanslık mezoterapi ve arkasından ihtiyaç duyulan bölgelere dolgu planlandı. İşlemlere başlandı, İkinci seansa gelindiğinde cildin verdiği yanıt o kadar iyidir ki, üçüncü seansa gerek kalmamış olabilir. Ya da tam tersine, cilt kalitesindeki bu iyileşme sayesinde, planladığımız dolgu uygulamasına ihtiyaç duyulmaz. Çünkü cilt zaten daha parlak, daha gergin ve daha sağlıklı bir hale gelmiştir. Bu durumda boşuna dolgu yapmamış oluruz; hem fazla işlemden kaçınırız, hem de hastanın cebine gereksiz bir yük bindirmemiş oluruz.
İşte doğru planlama dediğimiz şey tam da budur: Cildin verdiği cevaba göre şekillenen, esnek bir süreç. Her seans, bir öncekinden bağımsız değil; aksine onun devamı ve sonucu üzerine inşa edilir. Bu nedenle, her yeni seansa başlamadan önce mutlaka tekrar bir muayene yapılmalıdır.
Sonuçta güzellik yolculuğu, hızlı kararlarla ve hazır paketlerle değil; bilinçli bir muayene ve doğru planlamayla başlamalıdır. Bu yaklaşım sayesinde yapılan işlemler yüzün doğal ifadesine saygı gösterir, kişiyi değiştirmez; daha sağlıklı, daha dengeli, daha canlı bir görünüm sağlar. Medikal estetikte hedef, bambaşka bir yüz yaratmak değil, kişinin kendi yüzünü en iyi ve en doğal haliyle korumaktır. Sağlıkla başlayan ve doğru planlamayla ilerleyen bir estetik yolculuğu, kişiye sadece güzellik değil, aynı zamanda güven de kazandırır.






